
COĞRAFİ
KONUM
Sivas ili Anadolu yarımadasının ortasında, İç Anadolu
Bölgesinin Yukarı Kızılırmak bölümünde yer alır. İl topraklarının büyük
bölümü Yukarı Kızılırmak, bir bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarında yer
alır. 35° - 50° ve 38° -14' doğu boylamları ile 38° - 32' ve 40° -16' kuzey
enlemleri içerisinde kalan il, 28.488 km2‘ilk yüzölçümüyle, Türkiye'nin toprak
bakımından ikinci büyük ilidir. İl topraklarının Kızılırmak havzasına giren
bölümünde Karadeniz iklimi, Fırat Havzasına giren bölümde ise, Doğu Anadolu iklimi
egemendir. İl alanı kuzeyden Kelkit Vadisi, Doğudan Köse Dağlarının uzantıları
Kuruçay Vadisi ile Yama Dağı,Güneyden Kulmaç Dağları, tahtalı Dağlarının
uzantıları ve Hezanlı Dağı, Batıdan Karababa, Akdağı ve İncebel dağları gibi
doğal sınırlarla çevrilidir.
İdari açıdan ise, Kuzeyden Giresun, Ordu ve Tokat,
Doğudan Erzincan, Güneyden Malatya, Kahramanmaraş ve Kayseri, Batıdan ise Yozgat ile
komşudur. İç Anadolu’nun yüksek platoları üzerinde başlayan ve doğuya yükselen
il alanı, Kuzeydoğu ve Güneydoğuda dağlık ve sarp bir kesimle son bulmaktadır.

| Yüzölçümü Nüfusu
İlin Merkezi Nüfusu
İlçe Sayısı
Bucak Sayısı
Belediye Sayısı
Köy Sayısı
Mezra Sayısı
Toplam Yerleşim Yeri |
28.480 km2 785.406
221.490
17
25
37
1252
722
2016 |

DAĞLAR
Genel olarak dağlık ve yüksek bir plato üzerinde
kurulan Sivas İlinin ortalama yüksekliği 1000 metrenin üzerindedir. Dağlar, bu
dağlar arasında vadiler, çukurlardan oluşan ovalar ve dağların aşınması ile
oluşan yüksek platolar ilin başlıca yüzey şekillerini oluştururlar. Ülkenin doğal
yapısı itibariyle doğuya doğru gidildikçe yükselir. İlin batısında yer alan
Gemerek, Şarkışla ve Yıldızeli ile orta kesimlerindeki Merkez ve Kangal ilçeleri
aşınma ile düşmüş dağlar ve geniş platolarla kaplıdır.
İlin doğusu, güneydoğusu ve kuzeyinde yer alan Hafik,
Zara, İmranlı, Koyulhisar, Suşehri, Gürün ve Divriği’de sarpça dik sıradağlarla
derin sarp ve uzun vadiler yer almaktadır. Kızılırmak kıyı düzlükleriyle, Polanga
düzlüğü dışında bölgede önemli bir düzlük bulunmaz.
Kuzey Anadolu sistemine bağlı dağlar, Kelkit Vadisiyle,
Kızılırmak Vadisi arasını doldurarak Batı-Doğu doğrultusunda uzanır. Tüm Güney
Anadolu'yu batıdan doğuya geçen Toroslarla bağlı dağlar ise Şarkışla'dan
başlayıp ilin ortalarına doğru sokulur. Kuzey Anadolu sıradağlarının güneye
açılan en önemli kollarından birini Köse Dağları oluşturur. Bu dağ silsilesi
yükseklik uzunluk ve kapladığı alan açısından, ,Sivas ilinin en önemli
dağlarından olup, bu sıra Yıldızeli'ndeki Yıldız Dağıyla (2537) başlar.
Doğuya doğru asmalı dağı (2406) Kızılırmak Yayı ve Yeşilırmak Yayı dağları
da denir. Bu dağların büyük bir bölümü Karadeniz bölgesinde kalmaktadır.
Gemerek ile Şarkışla ilçeleri arasından başlayarak,
Kuzeye doğru genişçe bir yay çizen ve Toros Dağlarının kuzeye açılan kolu olan
Tecer Dağlarıdır. merkez ilçe ile Kangal arasında Kılmaç Dağları adını alır.
Bu dağ silsilesinde Karacatepe (2079), Kesistepe (2230), Gürlevikdağı (2688),
Beydağı (2802) m. yükseklikte olup bu dağlar seyrek karaçam, kızılçam, ardıç ve
meşeden oluşan ağaç kümeleri dışında tümüyle çıplaktır.
Bu dağ silsilelerinden başka Akdağları, İncebel
Dağları ve Yama Dağlarının yanısıra yer yer yükselen çok sayıda dağ ve tepe
vardır. Bunlardan Tahtalı Dağları (2719) Hezanlı Dağlarıdır (2283).
AKARSULARI
Sivas, akarsu bakımından oldukça zengindir. Ancak, bu
akarsulardan vadilerin, dar ve derin olması nedeniyle yeteri kadar yararlanılamaz.
Kızılırmak : Önce dikkatimizi Kızılırmak kaynağı bölgesine
yöneltirsek, yurdumuzun bu büyük nehrinin, Kızıldağ tepesinin güney yamaçlarından
birkaç kol halinde çıktığını görürüz. İmranlı yakınlarına kadar ayrı akan
kollar İmranlı önlerinde birleşerek Kızılırmak adını alır. Zara'ya giriş
Kösedağı eteklerinden gelen Habeş (Arap) çayını alır. Zara ovasının güneyinde
Acısuyu aldıktan sonra Hafik yönünde akışını sürdürür. Hafik önlerinde
Kuruçay ve AcıIrmak'ı aldıktan sonra yavaş yavaş Sivas önlerine gelir. Sivas'ta
Tecer Çayı, Mundar Irmak, Mısmılırmak ve biraz daha batıda Yıldız ırmağını
alır. Yıldızeli topraklarından geçerken kalın suyuyla birleşir. Şarkışla'da
Kaldırak Çayı, Acısu, Gemerek’te Sınır Çayı, Kasımbeyli Deresini kaynağını
Sızır kasabasından alan Göksu Çayını aldıktan sonra Deveboynu yöresinde Sivas
topraklarına veda eder.
Anadolu'nun ortasında büyük bir kavis çizerek
Karadeniz'e dökülen Kızılırmak'ın suyu Zara'ya gelinceye kadar tatlıdır. Suyunun
tuzlanması Zara'dan sonra başlar. Anadolu'da Türk hakimiyetinden önce,
Kızılırmak’a "HALYS" veya tuzlu deniliyordu. Bu isim batı kaynaklarından
zamanımıza kadar gelmiştir. Bizans eserlerinden nehrin adı "HALYS" veya Alis
"ALYS" olarak geçmektedir.
Nehrin gerek eski ismi gerekse bugünkü batı
kaynaklarındaki Türkçe karşılığı, Kızılırmak'ın havzasının fiziksel ve
kimyasal özellikleriyle ilgilidir. Nehrin yayıldığı alanda alçıtaşı ve tuz
yatakları bulunan kumlu, kireçli ve ekseriyeti kızıl topraklar geniş yer
tutmaktadır. Nehrin havzasında pek çok tuz yataklarına da rastlanır.

Kelkit Çayı : Gümüşhane topraklarından doğan Kelkît Çayı, Suşehri sınırlarıyla
ilimiz topraklarına girdikten sonra dar ve derin bir vadiden akarak Koyulhisar Reşadiye
sınırlarıyla ilimiz topraklarını terk eder. Kızıldağ'dan çıkan Akşar ve Gemin
dereleri önemli kollarındandır.
Karaçam yörelerinden gelen derelerle de büyük ölçüde
beslenir. Daracık vadisi kış aylarında kar tutmadığından ulaşım oldukça
uygundur. Erzincan-Tokat karayolunda bu vadiyi takip etmektedir. Sivas topraklarında pek
yararlanılamaz.
Tozanlı Çayı : Kösedağı'nın batı yamaçlarından kaynaklanan Tozanlı Çayı, birkaç
kaynağın birleşmesiyle meydana gelir. Yatağı oldukça meyillidir, yatağına ayak
uydurarak büyük bir hızla akar. Şerefiye’yi geçtikten sonra ormanlık yamaçların
oluşturduğu derin bir vadide büyük bir hızla akışını sürdürürken küçük
büyük birçok dereyi de beraberine alarak Doğanşar önlerinde yoluna devam eder. Bu
arada Asmalı ve Tekeli dağlarından akan derelerde Tozanlı çayına ulaşır.
Almus barajı bu çay üzerinde kurulmuştur. Tozanlı
çayından Sivas topraklarında yeteri kadar yararlanılamaz. Ancak, Türkiye'nin sayılı
barajlarından Almus barajı bu çay üzerinde kurulmuştur. Samsun yakınlarında kurulan
Karakaya Barajı da yine Tozanlı Çayı ile Kelkit Çayının meydana getirdiği
Yeşilırmak üzerinde kurulmuştur.
Çaltı Çayı : Sivas’ın güney sıradağlarını oluşturan dağlardan kaynaklanan Çaltı
Çayı, Yılanlı Dağlarından çıkan Güneş Çayı ile Tecer, Gürleyük ve Karabel
yörelerinden kaynaklanan Sincan Çayının, Divriği yakınlarında Cürek boğazında
bileşmesiyle meydana gelir ve burada Çaltı adını alır. Keban barajına kaynaklık
eder. Divriği önlerinde akışını sürdüren Çaltı Çayı Sivas-Erzincan demiryolunu
takip eder. Keban barajının ilimiz sınırlarında kalan yerde baraj sularına
katılır. Çaltı Çayı, irili ufaklı birçok dere ile beslenir. Fakat yatağı dar ve
derin olduğundan yeteri kadar yararlanılamaz. Uzunluğu 180 km'yi bulmaktadır.
Tohma Çayı : Fırat nehrinin önemli kollarından Tohma Çayı, her ikisi de Tohma adını
taşıyan iki büyük kolun birleşmesiyle meydana gelir. Bunlardan Kangal Tohması,
Şarkışla sınırları içinde bulunan karatonus dağlarından doğar. Kangal
topraklarından geçerken Havuz yazısından geçen Havuzlu suyunu da alır. Bu suya
Çamurlu da denir. Gürün Tohması tahtalı dağlarının eteklerinden doğar. Gürün
ilçe merkezi önlerinden geçerken Gökpınar ve Sazcağız derelerini de alarak yoluna
devam eder. Malatya sınırları içinde Kangal Tohması ile birleşerek Fırat nehrine
dökülmek üzere yoluna devam eder.
GÖLLER
Tödürge Gölü : Sivas-Erzurum karayolunun 50.km’sindedir. Cencin Ovasının doğusunda yer
alır, gölün yüzeyi 5 km2'yi bulur. Ortalama derinliği 20 metredir. En derin yerinin
45 metreyi bulduğu söylenmektedir. Gerek dipten kaynaklanan su gerekse yöredeki
kaynaklardan oluşan sular gölü beslemektedir. Açılan bir kanalla gölün fazla suyu
Kızılırmak'a akıtılmaya çalışılmaktadır. Gölde çok çeşitli ve bol miktarda
balık bulunmaktadır. Gölün doğusunda iki tane adacık dikkati çekmektedir. Buralar
Turnaların uğrak yerleridir. Ömürlerinin büyük bir kısmını burada geçirirler.
Gölün kenarında bir gazino bulunmaktadır. Gölde kayık gezintileri
yapılabilmektedir. Aynı zamanda burası bölgenin en iyi mesire yerlerinden birisidir.
Cumhuriyet Üniversitesinin dinlenme tesisleri de bu gölün çevresinde bulunmaktadır.
Hafik Gölü : Sivas'a 39 km. uzaklıktadır. Bu göle Hafik Büyük Gölü demek daha doğru
olacaktır. Çünkü birkaç göl, Hafik yöresine serpilmiştir. Büyük Göl Hafik ilçe
merkezinin kuzeybatısında yer alır. Hafik ilçesine iki kilometre uzaklıkta bulunan
gölün yüzeyi bir kilometrekareyi geçmektedir. Göl dipten kaynaklanan sularla
beslenmektedir. Ortalama derinliği 6 metreye yaklaşmaktadır. Gölün ortasında bulunan
ada, göle bitmez tükenmez güzellik vermektedir. Gölün fazla suları Kızılırmak'a
akmaktadır. Balığı bol ve çeşitlidir. Yörenin en güzel mesire yerlerinden olan
Hafik gölünde kayık gezintisi yapılabilmektedir.
Lota Gölleri : Hafik'in 3 km. doğusunda Sivas-Erzurum yolunun kuzeyinde bulunan bu göller
üç ayrı gölden meydana gelmiştir. İlkbahar sularının bol olduğu zamanlarda bu
göller birleşir. Göller oldukça derindir. Bu göllerde bol miktarda balık
tutulmaktadır. 200 kg ağırlığında balıkların yakalandığı da olmuştur. Dipten
kaynayan sularla beslenir.

Gürün Gökpınar Gölü : Dupduru suların hakim olduğu bu göl, doğal güzelliği ve alabalığı ile
ün yapmıştır. Dipten kaynayan suların beslediği bu gölün derinliği 15 metreyi
bulmaktadır. suyu duru olduğu için gölün dibi rahatlıkla görülür. Gürün
ilçesine 10 km. uzaklıktadır. Gölün fazla suları Tohma çayına karışmaktadır.
Alabalığı bol olan gölde kayık gezintileri yapılabilmektedir. Göl kenarında motel
ve gazino vardır. Çevresinin en iyi mesire yerlerinden biridir.
Bunların dışında daha birçok göl vardır. Çoğu
mevsimliktir ve kapladıkları alan ve derinlikleri bakımından pek önemli sayılmaz.
Bunlardan merkeze bağlı Bostankaya, Suşehri yakınların da Gölova, Gürün Yazyurdu
yakınında Aygur Gölü, Merkezin Kazpınar Köyünde Acıgöl....vb.
GENEL İKLİM DURUMU
Sivas'ın karasal bir iklimi vardır. Kışları soğuk ve
sert geçer, genelde kış aylarında bol kar yağışı görülür ve ortalama 3-5 ay
karla örtülüdür. Yazları sıcak ve kurak, ilkbahar ve sonbahar ayları yağmurlu
geçer. Her ne kadar kışlar soğuk geçse de, ilin Kuzey bölümünde, "Koyulhisar
ve Suşehri ilçelerinde" karasal iklimden tipik Karadeniz iklimine geçiş
görülür. Bu bölgelerde, iç kesimlere göre havalar ılık geçer.
Yapılan gözlem ortalamalarına göre (son 50 yıl içinde
gözlenen) en soğuk ay -34.6 derece ile Ocak ayıdır. En sıcak ay 38.3 derece ile
Temmuz ayıdır, aylık yağış ortalaması en yüksek ay Mayıs, en düşük ay
Ağustostur. 1992 yılında gözlenen en yüksek nem oranı %80.0 ile Aralık ayı; en
düşük ay %55.2 ile Ağustos ayıdır. Aynı yılda en yüksek basınç 874.1 mb olarak
Ocak ayı, en düşük ay ise 868 mb olarak Şubat ayıdır.
Sivas Türkiye'nin köy sayısı itibariyle birinci,
yüzölçümü itibariyle ikinci sırasında yer almaktadır.